Ölüm yalnızca faniler içindir. Hakikate erenler için ne doğum olur ne de ölüm!
Şirin Özdemir, dünyayı sarsacak bilimsel bir keşfin eşiğindeyken kendini bir komplonun içinde bulur. Kendini temize çıkarmak ve peşindeki tehlikeden kurtulmak için Hallâc-ı Mansûr’un kayıp elyazmalarının izini sürmek zorundadır. Bu yolculuk onu Şems-i Tebrizi’nin gizemli kimliğine ve Alamut’un derin tarihine kadar götürecektir.